Ho’oponopono Nedir? Temel İlkeleri Nelerdir? Nasıl Uygulanır?

Ho’oponopono nedir?

Ho’oponopono, kadim Hawaii uygarlığına ait bir yaşam felsefesi ve tekamül aracı. Beraberinde getirdiği ilkeler basit ve ataların çok derin bilgeliklerinden doğmuşlar. Özünde en büyük erdemler olarak sıralayabileceğimiz; affetme, anlayış, şefkatve sevgi vardır. Eski uygarlıkların bir çoğu benzer bilgilere sahipti. Bu nedenle mayalar birbirlerini selamlarken “In Lakesh” yani “sen, bir başka ben” derlerdi. Hintliler ise birbirlerine merhaba yerine “Namaste” yani “İçindeki Tanrı’yı selamlıyorum.” Derler. Aslen anlamı, senin içindeki tanrısallığın, senin Yaratıcı’nın bir parçası olduğunun farkındayım demektir.

Bu yöntemi Joe Vitale’nin kitabı ‘Zero Limit’ aracılığı ile batı dünyasına tanıtan ve meşhur eden kişi Dr. Ihaleakala Hew Len olmuştur. Uzman Psikolog Dr. Ihaleakala Hew Len’in hastalarıyla elde ettiği mucizevî sonuçları ilgi çeker. Çünkü kullandığı yöntemler öyle etkiliymiş ki, zamanla yatan hastaların tümü taburcu edilmiş, sonunda 4 yıl içinde birim kapatılmış. Len de, kullandığı bu yöntemi, güncelleştirilmiş Ho’oponopono uygulaması yapan şaman ve şifacı Morrnah Simeona’dan öğrendiğini paylaşmıştır.

Hooponopono’nun Temel İlkeleri Nelerdir?

  1. Fiziksel gerçekliği yaratan düşüncelerimizdir.

Her şey bir düşünce ile başlamıyor mu? Akşam ne yiyeceğinize karar vermekten tutun da, emeklilik hayallerinize kadar? 🙂

Gerçekliğimizi oluşturan her şey, çevremiz, yaşamımızaslında kendi düşüncelerimizin yaratımı ya da bunların sonucudur. Hatta dilimize çok yerleşmiştir : Bir şeyi 40 kere söylersen, olur 🙂

Bütün mesele bizim aklımıza gelen şeyin 40 defa da olumlu olmamasıdır çünkü beynimiz, hayatta kalmak için bu şekilde çalışmaya programlı. Diğer taraftan, biz bilinçli olarak düşüncelerimizle pozitif olana istikrarlı bir şekilde yoğunlaştıkça beynimiz bu duruma kısa sürede alışıyor. Burada sır, beyin ile kalbin gücünü birleştirmekte! 😉

  1. Eğer düşüncelerim hatalıysa, yanlış bir fiziksel gerçeklik yaratırlar.

Eğer düşüncelerim hatalıysa, bozulmuşsa, kinle, nefretle, kıskançlıkla, yalanla doluysa yani sevgi dolu varoluşumuzla bağdaşmıyorsa; benim için yanlış bir gerçeklik yaratırlar. Ve en önemlisi, er ya da geç, bu yanlış fiziksel gerçeğin yaşamın hakiki gerçekliği olduğuna inanmaya başlarım. Bunun tek sonucuysa, hatalı düşüncelerime biraz daha gömülmek ve böylece gerçek anlamda yarattığım bir kısır döngü içerisine girmek olacaktır. Bunun dışına çıkmak için, gerçekliğin değişmesi için, düşüncelerimi değiştirmem yeterlidir.

“Gerçekliğimi değiştirmek için düşüncelerimi değiştirmeliyim!”

  1. Eğer düşüncelerim kusursuzsa, sevgi dolu bir fiziksel gerçeklik yaratırlar.

Eğer düşüncelerim kusursuzsa, benim için sevgi dolu bir dünya yaratırlar. Aynı şekilde eğer dünyam, yani gerçekliğim, sevgi dolu değilse, bu bütün düşüncelerimin kusursuz olmadığı ve hala üzerinde çalışmam gerektiği anlamına gelir.

  1. Her şey içeridedir. Her şey zihnimde düşünce olarak vardır.

Aslında gerçek diye bir şey yoktur çünkü düşünen her canlı kendi algısal, duyusal ve düşünsel filtrelerini kullanır. (Evet, inançlarımız da filtredir.) Bu durumda yalnızca benim kendi gerçekliğim vardır ve bunu durmaksızın düşüncelerimle ben ortaya koyarım. Dolayısıyla, her şey yalnızca benim düşüncelerimde var olur. İçimde ne varsa, dışımdaki gerçekliğimi de yaratan odur!

  1. Fiziksel evrenim her nasılsa, onun yaratıcısı benim ve eğer ben düşüncelerimi düzeltirsem, gerçekliğimi değiştirebilirim!

Bir ressamın fırçalarıyla tuvalini boyadığı gibi, iyi ya da kötü düşüncelerimin yardımıyla, ben de evrenimi yani gerçekliğimi yaratırım. Tuvalin karanlık alanları, zihnimin karanlık alanlarına karşılık gelir. Eğer uygun olmayan düşüncelerimi düzeltirsem, bu fiziksel gerçekliği değiştirebilirim. Karanlık alanlar böylece giderek yol olacak ve yerlerini sevgi dünyası alacaktır.

Peki Hooponopono Nasıl Uygulanır?

Temel olarak; temizlenmek istenen duruma ithafen;

(Uzun versiyon)

“Bu konu ile ilgili sorumluluğumu %100 alıyorum. Şu anda bu durumu yaşamama sebep olan tüm anılarım, datalarım özür dilerim. Bu zamana kadar sizi arındırmadığım için özür dilerim. Bana arınma fırsatı verdiğiniz için size teşekkür ederim. Bana mucizelerin kapısını açtığınız için sizi seviyorum. Aloha. İndigo.”

(Kısa versiyon)

“Özür dilerim. Beni Affet. Teşekkür ederim. Seni Seviyorum.”

Burada hem olumsuz olarak ürettiğimiz bize ve atalarımıza ait düşünceler için özür diliyoruz ve sorumluluğumuzu alıyoruz. Böylece suçlama ve yargılama enerjilerinden özgürleşebiliyoruz. Hem de; bize farkındalık sağlayan kişiye, olaya, duruma teşekkür edip; hayatımızdaki mucizevi değişimlere aracı olduğu için sevgimizi ve şükranlarımızı sunuyoruz 🙂 Yani önce karanlığı siliyoruz, sonra yerine sevgiyi ve Yaratan’ın mucizesini koyuyoruz. Oldukça sevgi dolu bir çalışma 🙂

Şifa olsun! 🙂

Kaynak: Hurtado-Graciet, M.E., Dr.Bodin, L., Ho’oponopono Hawaiili Şifacıların Sırrı, 2017, Pegasus Yayınları

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Paylaş
Bağlantıyı kopyala