
Kas testi nedir? Ne İşe Yarar? Nasıl Yapılır?
Bedenimizin bilgeliğinin; kaslarımız aracılığıyla, sorduğumuz sorulara evet ya da hayır cevabını verdiği teste “kas testi” diyoruz. Hareket eden kaslardaki enerji akışının, sorduğumuz sorunun cevabına paralel olarak verdiği yanıtların tümünü bu kategoride değerlendirebiliriz. Kaslarımız yalan söylemez ve biz bilinçli olarak bilmesek de, bedenimizin bilinçaltımız ile derin olan bağı aradığımız soruların cevabını bulmamıza yardım eder. Bu nedenle de bu yöntemin kullanım alanı oldukça geniş. Alerji, gıda intoleransı, mineral eksikliği gibi konuların tespitinde kullanıldığı gibi bilinçaltında yer alan kök inanç tespitine ve değişimine yönelik çalışmalarda da kullanılmaktadır.
İlk defa 1964 yılında bir kiropraktör olan Dr. Dr.George Joseph Goodheart tarafından bulunan bu enerji testinin çalışma felsefesi ise şöyle: Eğer bir inanç bizde varsa bu bilinçaltımız için “evet”demektir; bunun sonucunda bilinçaltı kaslarımıza güçlü tepki gönderir, kaslar kasılır ve beden öne eğilir ya da o anda hangi şekilde kas testi yapıyorsak ona uygun olumlu cevabı verir. Aksi durumda ise bilinçaltımız kaslarımıza zayıf sinyal gönderir ve bedenimiz arkaya eğilir ya da hangi kas testini yapıyorsak ona uygun olumsuz cevabı gönderir; bu “hayır” demektir.
Kas Testi yapmanın çok çeşitli yolları olmakla beraber, ben kendi başınıza uygulayabileceğiniz, en pratik ve en kolay olan iki tanesini paylaşacağım. İlk olarak, benim de en çok tercih ettiğim yöntem olan ayakta durup, gözlerimi kapattıktan sonra sorumu sorduğum yöntemi paylaşmak istiyorum.
Bunun için önce bedeninizdeki su dengesinin yerinde olduğundan emin olmalısınız. Bu nedenle ilk önce ayağa kalkıp dik durun ve vücusunuzu serbest bırakıp, sadece “evet” dediğinizde vücudunuzun verdiği tepkiyi izleyin. Genellikle “evet” denildiğinde vücut ileri doğru eğillir. Daha sonra birkaç derin nefes alın ve bu defa “hayır” dedikten sonra bedeninizin geriye gidip gitmediğini kontrol edin. Eğer “evet”te öne ve “hayır”da arkaya gidiyorsa, ilk sorunuzu sorabilirsiniz. Soruyu sormadan önce gözlerinizi kapatmanız önemli.
Sürecin anlamlı olabilmesi için soracağınız sorunun bazı özelliklere sahip olması da önemli. Önemli noktaları şöyle sıralayabiliriz;
- Soruyu sormadan önce derin bir nefes alıp, sakinleşmek
- Cevabı evet ya da hayır olarak cevaplanabilir soruların sorulması
- Soruların olumlu soru cümlesi biçiminde sorulması (Örneğin; Kendimi sevmiyor muyum yerine Kendimi seviyor muyum gibi)
- Sorulan sorunun geleceğe değil, şu ana yönelik olması
- Arka arkaya soru sorulması durumunda birkaç derin nefes ile dinlenilmesi

İkinci yöntemde ise; her iki elinizin baş ve işaret parmaklarını birbirinin içinden geçecek şekilde (bir zincir gibi) birleştirin. Sonra derin bir nefes alıp, sorunuzu sorun ve günlük hayatta en çok kullandığınız elinizi zinciri hafifçe bozmaya çalışarak çekin. Eğer sağ elinizi kullanıyorsanız sağ tarafa, sol elinizi kullanıyorsanız sol tarafa doğru. Eğer zincir bozuluyorsa, cevap hayırdır. Bozulmuyorsa evetir.

Bunun bir başka versiyonu da sol elinizin baş ve işaret parmağını yine aynı şekilde birleştirip, sağ elinizin baş ve işaret parmağını bu defa sol elinizle oluşturduğunuz dairenin içine yerleştirmek ve sorunuzu sorduktan sonra sağ elinizin baş ve işaret parmağını birbirinden uzaklaştırarak sol elinizin zincirini açmaya çalışmaktır. Eğer zincir bozuluyorsa, cevap hayır; bozulmuyorsa cevap evettir.
Bu konuyla ilgili sorunuz olursa bana iletişim bilgilerimden ulaşabilirsiniz 🙂
Sevgiler,
Armağan Esra Gül

Fotoğraflara ait kaynaklar:

Armağan Hanım merhaba,
Test açıklamaları için çok teşekkür ederiz. Bir arkadaşıma uyguladım oldu. Beden cevap verdi.
Saygı ve sevgilerimle
Merhaba Hakan Bey,
Rica ederim:) Sizi ve arkadaşınızı kendinizi keşfetme yolundaki gayretiniz için kutluyorum. Keyifli keşifleriniz olsun 🙂
Sevgiler
Anne babam icin sordum saga ve sola dogru gittim diger her sordugum soruda evetlerde öne hayirlarda arkaya oldu niye anne babada sağ sol olmuştur çok şaşırdım
O anda fiziksel bedeninizle zihniniz sizin niyet ettiğiniz yönde saf bir bağ kuramamış olabilir. Bunun, o anki duygusal stabilizasyonunuzla ilgili olması da söz konusu olabilir. O nedenle anlık olan durumları farkındalık defterinize alıp, sürekli olması halinde daha sonraki bir keşif anında yeniden değerlendirmek isteyebilirsiniz ancak münferit durumları akışına bırakmak en yararlısı 🙂
Sevgiler
Merhaba yıllar önce öğrenmiş uygulamış sonra gel zaman git zaman unutmuş olduğum kas testi yine karşıma çıktı. Çok güzel açıklayıcı olmuş teşekkürler. Sondakini ben bir zincir şeklinde biliyordum.
Yıllarca kitaplar okudum, merak ettiklerimi çekirdek ve çikolata yiyerek internetten araştırdım. Daha küçükken gazete de dergilerde çocuk dergileri çizgi romanlarda ilgimi çeken şeyler okurdum vs. Aradığını cevabı bulmak için uğraşırım OYSA CEVAP İCİMDEYMİŞ, KAS TESTİ İLE KENDİME SORMAM YETERLİYMİŞ. Ancak bilincaltim süper zeka beni korumak için oyalamayı seçti. Çok teşekkürler. Her şey mükemmel. Ne güzel yazdım yorumuma aşık oldum.
Farkındalığınıza aşık olmanıza çok sevindim 🙂 Kendimizi okumayı öğrendikçe, dışarıdaki bilgi kaynaklarının sadece içimizdeki ÖZ kitabımıza atıf yapan bir rehber olduğunu fark edebiliyoruz. Aydınlık bilgeliğiniz daim olsun 🙂
Baş ve işaret parmagi zincir gibi tuttuğumuz el testi her seferinde hayır sonucunu veriyor yani parmaklarım bozuluyor. Neden her seferinde aynı sonucu veriyor ben mi yanlış yapıyorum?
Orada bir eşik değeri var. Bazen evet derken, bazen hayır derken eliniz açılabilir. Herkesin evet ve hayır ifadesi farklı ama örneğin sizin parmaklarınız için açılma evet, bağlı kalma hayır demekse; cevap hayır olmasına rağmen güç eşiğini geçtiğinizde parmaklarınız açılır. Bir diğer neden de yeterince topraklanmamış olmak, duygusal olarak donma tepkisi içinde olmak olabilir.
Sevgiler 🙂
Kas testinde onu seviyor muyum diye soru sorduğum da hayır cevabını aldım. Birini sevip sevmemenin hissini değiştirebilir miyim.
Elbette değiştirebilirsiniz 🙂 Ne güzel bir niyet. Başkaları ile aramızda sevgi olmayan konuları çoğunlukla zihinsel olarak bastırabiliyoruz ancak duygusal olarak bedenimizde yer almaya devam ediyor. Hem zihnimizi, hem bedenimizi ve en çok da duygusal açıdan değerlendirirsek kalbimizi özgürlşetirip, ferahlatacak olan şey, o kişi ya da kişilerle olan sevgi olmayan deneyimlerimizde hem kendimizi, hem de o kişi/kişileri affetmektir. Burada bazen o kişi/kişilere karşı olumsuz bir duygu hissetmiyor olabilirsiniz, bu durumda kendinizi bu deneyimle ilgili affetmemeniz de o kişi/kişilere duygusal tepki oluşturabilir.
Sevgiye dönüşüm ile ilgili bir çok yöntem ve teknik var. En pratik olanı Ho’oponopono olmakla beraber, sizin kalbinizin dilediği başka bir yöntemi de tercih edebilirsiniz:) Burada en nihayetinde varacağımız yer hem zihin, hem duygu, hem de ruhsal olarak bu yaşantının size armağanını, anlamını keşfetmek 🙂
Burada sevgi konusunda, kendinize duyduğunuz sevgiye de bakmak da yarar var. İçimizde sevgiyi ne kadar saflıkla yaşayabilir ve ona doğal yaşam akışında alan açabilirsek, dışımızda da sevgiyi okyanustaki sevgi halkaları gibi tek bir damla olarak yayabiliriz.
Sevgiler 🙂