Mutluluk :)

 

Tam da bugün mutluluk üzerine bir paylaşım yapmak için ne kadar güzel bir gün!

Hepimiz onun için yaşıyoruz gibi görünüyor aslında. Ama o hiç oralı olmuyor gibi. Sabah uyanıp, akşamın nasıl olduğunu anlamadığımız bu hızlı ve dijitalleşen çağda mutlu olduğumuz anlar daha da azalıyor; azaldığı için de daha az “insan”, daha çok “makine” olarak “otomatik” yaşamak durumunda kalıyor çoğumuz.

Aslında durum hiç de göründüğü gibi değil. Herkesin mutluluk tanımı kendine özeldir. Ben de burada mutluluğun benim için en basit haliyle anlamlarını paylaşarak, onu arayanlara aslında mutluluğun hiç de uzakta olmadığını anlatmak için can atıyorum.

1. Mutluluk, kurban rolü kostümünü soyunup, bulunduğunuz duruma objektif bir gözlemci olarak bakmaktır.

Kurban rolü, günlük hayatın akışında çok sık rastlandığından normalleştirilse de “insanın yaradılışı gereği” doğal kabul edilemez bir tutum. Bu tutuma sahip bireylerin, cümlelerinde yargılama, varsayım, şikayet, kendini haklı çıkarma ve tabi ki tüm bunlarla beraber kurban rolünü oynayarak çeşitli (ilgi, aidiyet, güven vb.) ihtiyaçlarını karşılama güdüsünü rahatlıkla görebilirsiniz.

O yüzden şimdi baş kurban rolü kostümünü yavaşça yere bırakın ve gerçeklerle yüzleşmeye hazır olun. Bu rolden çıkmanın ilk adımı, olaylara, durumlara ve insanlara objektif bir açıdan bakmayı seçmek! Kendini bir kenara koyup, “Aslında bu sahnede tam olarak dinamikler nasıl gelişti?” ve “Farklı ne olsaydı, bu olumsuz durum yerine seçilen olumlu durumu yaşayabilirdik?”, “Bunu nasıl sağlayabiliriz?” diye sormak gerekiyor.

2. Mutluluk, sorumluluk almaktır.

Mutluluk; şikayet etmek, başkalarını suçlamak yerine şartlar ne olursa olsun “Yeni mutlu kimliğinizle” sorumluluk almak ve adım atmaktır. Hatta bunun da bir adım ötesine geçip, örnek olmaktır! Bunun için de, istenmeyen bir durumla karşılaşıldığında, suçlu aramak yerine, “Ben bu durumun iyileşmesine nasıl katkıda bulunabilirim?” sorusu çoğu zaman hem soran kişide, hem de sorulan ortamda sihirli değişimler yaratır 🙂

Sorumluluk alan kişi, başarısızlıkları tecrübe olarak görür ve geniş bir vizyonla amacına odaklanıp, hayallerine ve en iyi versiyonuna ulaşmak için harekete geçer. Bunu cesaretle ve planlı bir şekilde yapar.

3. Mutluluk, dışınızdaki dünyadan genel olarak bağımsız olarak sadece sizinle ilgilidir.

Mutluluk bir seçimdir. Sadece bunun bir seçim olduğu fark edip, sorumluluk almak gerekiyor ve bu sorumluluk tamamen sizin kimliğinizle ilgili. Ya da artık seçtiğiniz yeni kimliğinizle 🙂 Bazen nereye gideceğinizi bilemediğinizde; sadece derin bir nefes almak bile size ilham, zaman ya da itibar kazandırabilir. Yeter ki içinizdeki dil, sevgi dili olsun. Ancak kendinizle barış imzalarsanız, bütün varoluşla barış imzalayabilirsiniz. Sonuçta gittiğiniz her yere kendinizi götürdüğünüzü düşünürseniz, sürekli iç çatışma yaşamanın hayatı pek de kolaylaştırdığını söyleyemeyiz, öyle değil mi?

4. Mutluluk, kim olduğunuzu keşfetme yolculuğudur.

Kendisiyle barış imzalayan kişi, bu defa yaşı kaç olursa olsun kendisini yeni yeni tanımaya başlar. Bence bu bir insanın hayatında gidebileceği, en güvenli ve heyecanlı keşif yolculuğudur. Kendini tanıdıkça, geçmişi yeniden çerçeveler, affeder, sahip olduklarına sarılıp, şükreder; olayların arkasındaki muhteşem detayları ve aslında neden her şeyin “tam da olması gerektiği gibi olduğunu” anlar. İşte orası; keşfettikçe hedefe yaklaşan, yaklaştıkça kendini gerçekleştiren bir kimliğin yeni halidir : Mutluluk hali 🙂

Mutluluk, çoğu zaman minicik bir adım ile başlıyor. Yeni adımlarınızın mutluluk getirmesi dileğiyle… 🙂

 

Yola Çıkmadan Önce Alınacaklar

 

Yola çıkmaya hazır olduğuna göre, şimdi yanımıza alacaklarımızın küçük bir listesini paylaşıyorum. Acele et! 🙂

1. Sen 

Her zaman 1 numara sen olmasın! Sen olmazsan hayatın da anlamı olmaz, öyle değil mi?

2. Hayallerin

Eski oyuncakların, küçükken olmayı hayal edip, büyüyünce unuttuğun her şey aslında hep seninleydi!

3. Vizyon

Evet, hani şu kurumsal şirketlerde olan… Ruhundaki muhteşem dinamikleri, değerleri, parametreleri ve hedefleri düşün! Daha fazlasını hak ettiğini sen de biliyorsun 🙂

4. Değerler

Seni sen yapan ne varsa tek tek bulup, atalım çantamıza! Değerlerin, tarzındır!

5. Hedefler

Hedef olmadan sonuç olmaz! Büyük hayallere giden yolda minik hedeflerle başlayacağız!

6. Güçlü Yönlerin

Özel güçlerin olmadan bu işi başaramayız! Senin yeteneklerin, yoldaki engelleri, dikenleri temizlemede en özel şansımız 🙂

7. Sevgi

Sevdiğin ne varsa, sana özel… Onlarsız olmaz! Sevgi her şeyin ilacı 🙂

Merhaba

“Hayat ön provası yapılmamış bir tiyatro gösterisidir. Bu, alkışı olmayan tiyatronun perdesi kapanmadan; gülün, şarkı söyleyin, dans edin, aşık olun… Hayatınızın her anını değerlendirin.” Charlie Chaplin

Bugün yeni hayatınızın ilk günü olabilir!

Tabi buna hazırsanız 🙂

Bugüne kadar yaşadıklarınızı bir kenara bırakıp, yeni, en sevdiğiniz renkte güzel bir defter sayfasına hayallerinizi yazmaya başlamaya ne dersiniz?

Bunun için öncelikle hazır olduğunuzdan emin olmamız gerekiyor 🙂

  • Yeni bir “Sen”le yaşama fikri kulağına nasıl geliyor?
  • Hayallerini en son nerede bıraktın? Beraber toplayalım mı?
  • Hayatında daha fazla sevgi, daha  fazla umut ve pozitif enerjiye yer açsaydın hayatın nasıl olurdu?
  • Kariyerinde ilerlerken özgüven ve neşeyle gülümseyen biri olma fikri hakkında ne düşünüyorsun?
  • İletişiminde ve ilişkilerinde aranan karakter olsaydın, filmin nasıl olsun isterdin?

Eğer bu sorular sende biraz olsun heyecan uyandırıyorsa, yola çıkma vaktidir! Hadi şimdi hayallerine doğru yola çıkıyoruz! 🙂